PATİKADAN NOTLAR
Mestia, Svaneti
Bazı yolculuklar vardır; dönüş yolunda bavulunuzdan çok anılarınız ağır gelir.
Safaritrek · · 3 dk okuma
Mestia: Kafkasların Kalbinde Yaşadığımız Yedi Gün
Bazı yolculuklar vardır; dönüş yolunda bavulunuzdan çok anılarınız ağır gelir.
Mestia bizim için tam olarak böyle bir yolculuktu.
Kafkasların o heybetli dağlarının arasında, sislerin ve bulutların içinden geçerek, buzulların yanı başında yürüdük. Bazen yağmur altında ıslandık, bazen güneşin altında nefes nefese kaldık ama her gün başka bir güzelliğe hayran olduk.
Mestia’ya ilk vardığımızda bizi karşılayan manzara bile bu yolculuğun nasıl geçeceğini anlatıyordu. Etrafımızı saran yüksek dağlar, taş evler, Svan kuleleri ve vadilerin içinden gelen su sesleri…
Şehir hayatından uzaklaşıp kendimizi tamamen doğanın akışına bıraktık.
Koruldi Gölleri’nde başlayan hikâyemiz
Yolculuğumuzun en özel duraklarından biri Koruldi Gölleri oldu.
Yükseldikçe Mestia aşağıda küçülürken, Kafkasların devasa zirveleri etrafımızı sarmaya başladı. Yorulduk, terledik ama her dönüp baktığımızda gördüğümüz manzara bize yeniden güç verdi.
O anlarda insan şunu düşünüyor:
“İyi ki buraya gelmişiz.”
Buzulların yanında yürümek…
Chalaadi Buzulu ise bambaşka bir deneyimdi.
Dağların arasından ilerlerken doğanın gücünü çok daha yakından hissediyorsunuz. Buzullar, kayalar, akan sular ve o kendine özgü dağ sessizliği…
Fotoğraflarda güzel görünen bazı manzaralar vardır. Ama orada durup nefes aldığınızda, yüzünüze serin dağ havası vurduğunda, uzaktan gelen su sesini duyduğunuzda fotoğrafların hiçbir şey anlatmaya yetmediğini anlıyorsunuz.
Köylerden geçen patikalar
Mestia’dan Ushguli’ye doğru ilerlerken sadece dağları değil, Svaneti’nin yaşamını da tanıdık.
Zhabeshi, Adishi, Iprari…
Her köyde farklı bir manzara, farklı bir hikâye karşımıza çıktı.
Taş evler, yüzyıllardır ayakta duran kuleler, dağların arasında sürdürülen sade bir yaşam…
Bazen bir köyün içinden geçerken insanlar bizi selamladı, bazen sadece yolumuza devam ettik. Ama her yerde aynı şeyi hissettik:
Burada hayat doğayla birlikte akıyor.
Adishi Buzulu ve unutulmaz geçiş
Rotanın en heyecan verici bölümlerinden biri de Adishi Buzulu çevresindeki yürüyüşümüzdü.
Dağların arasında ilerlerken önümüzde yükselen zirveler, yanımızdan akan buz gibi sular ve zaman zaman yaptığımız geçişler, bu yolculuğu sıradan bir trekking olmaktan çıkardı.
Birlikte yürüdük.
Bazen sessizce manzarayı izledik, bazen yorulduk, bazen güldük.
Ama günün sonunda hepimizin yüzünde aynı ifade vardı:
Hayranlık.
Ve Ushguli…
Uzun yürüyüşlerin ardından Ushguli’ye ulaştığımızda, sanki bütün yolculuğun özeti karşımızda duruyordu.
Taş kuleler, yüksek dağlar ve vadilerin arasında kurulmuş bu eşsiz yerleşim…
Orada bir süre sadece baktım.
Bunca yolu neden yürüdüğümüzü anlatmak için kelimelere ihtiyaç yoktu.
Çünkü bazı yerler anlatılmaz, yaşanır.
Bizim için Mestia neydi?
Mestia bizim için sadece bir trekking rotası değildi.
Birlikte yürüdüğümüz, yorulduğumuz, yağmurda ıslandığımız, manzaralar karşısında sustuğumuz ve defalarca “inanılmaz” dediğimiz bir yolculuktu.
Yedi gün boyunca Kafkasların o eşsiz coğrafyasının içinde yaşadık.
Buzulların yanında yürüdük.
Dağların arasında kaybolduk.
Köylerden geçtik.
Suların sesini dinledik.
Ve en önemlisi, birlikte çok güzel anılar biriktirdik.
Şimdi geriye dönüp baktığımda fotoğrafların her biri başka bir anıyı hatırlatıyor. Ama hiçbir fotoğraf orada hissettiklerimizi tam olarak anlatamıyor.
Çünkü Mestia'yı görmek başka…
Mestia'yı yürümek bambaşka.
Bu yolculuğu birlikte yaşadığımız tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
İyi ki geldiniz, iyi ki bu yolu birlikte yürüdük.
Kafkasların o muhteşem coğrafyasında attığımız her adım, bizim için unutulmaz bir hikâyeye dönüştü.
Mestia'yı geride bıraktık ama Mestia'dan güzel anılarla döndük.
Ve biliyorum ki bir gün yine o dağlara bakıp,
“Bir kez daha gitsek mi?” diyeceğiz.
— Bilal Dönmez | Safaritrek